Mete AYDEMİR
Tetranicus urtica Koch.(Acarina: Tetranychdiae ) Erzincan’da fasulye bitkisinin en önemli zararlısı olup mücadelenin yapılmadığı yıllarda büyük ürün kayıplarına yol açmaktadır. Bu nedenle T.urtica‘nın biyo-ekolojisi ve mücadele metodları ile ilgili araştırmalar yapılmıştır.
Yapılan araştırmalar çiftçi tarlası ve laboratuarda yürütülmüştür. Laboratuardaki sabit sıcaklıktaki çalışmalar % 60-65 orantılı nem, 630 lux ışık şiddeti ve 15 saat gün uzunluğuna sahip klima dolaplarında yapılmıştır. Kışlık formdaki dişilerin yaprak döküntüleri arasında ve kış mevsimini yeşil olarak geçiren ve yaprakları toprak yüzeyine tamamen yayılmış haldeki bitkilerin yaprak altlarında ve kümeler halinde kışladıkları ve nem oranı yüksek olan yerleri tercih ettikleri gözlenmiştir. Kışlayan akarlardaki ölüm oranı deneme başlangıcından (%0) bir sonraki yılda akarların kışlaktan çıkışlarına kadar (%15.08) artış göstermiştir. Kışlayan akar gruplarında ortalama 37.7 bireye rastlanmıştır.
Kışlık dişiler kış mevsimi sonuna doğru kışladıkları yerlerden alınıp 22 ± 1 oC ‘deki klima dolaplarında fasulye yapraklarına konulduklarında hepsinin yazlık forma döndükleri ve 3.6 ± 0.13 gün sonra yumurta koymaya başladıkları, ovipozisyon süresinin 2.4 ± 0.48 gün, postovipozisyon süresinin 2.4 ± 0.48 gün, toplam yumurta veriminin 54.8 ± 11.57 adet olduğu saptanmıştır. Kışlaktan çıkan dişilerin bıraktıkları yumurtaların % 27.4 ‘ünden erkek ve % 72.6 ‘sın dan dişi birey meydana gelmiştir. T.urticae ‘nın yıllık döl sayısı ile ilgili çalışmalar dış şartlarda saksılara ekilmiş fasulye bitkilerinde yapılmış olup 1982 yılında 9 ve 1983 yılında 10 dölün tamamlandığı görülmüştür. Kırmızı örümceklerin ilk iki döllerini yabancı otlar üzerinde meydana getirdiği, üçüncü dölden itibaren fasulye bitkisine geçtiği ve fasulye bitkisinde hasada kadar 5-6 döl meydana getirdiği saptanmıştır.
T. urticae ‘nın populasyon değişimi çalışmaları 1981 ve 1982 yıllarında yapılmıştır. Yapılan periyodik sayımlar sonucunda, bu zararlının fasulye tarlasına Haziran ayının başlarından itibaren bulaştığı, populasyon yoğunluğunun Ağustos ayı başlarından itibaren hızla yükseldiği ve ağustos ayı sonları ile Eylül ayı başlarında en yüksek seviyeye ulaştığı saptanmıştır. Populasyon seviyesini etkileyen en önemli cansız etkenin sıcaklık olduğu bulunmuştur. T. urticae dişileri klima dolaplarında fasulye yaprakları üzerinde 18 ± 1 0C, 24 ± 1 0C ve 31 ± 1 0C‘ ler de yumurtadan ergin oluncaya kadar sırası ile 11.57 ± 1.47, 14.95 ± 1,35 , 10.29 ± 1.02 gün, toplam yumurta verimleri 50.63 ±7.86 , 103.15 ± 10.73 , 111.55 ± 12.06 adet olmuştur. T. urticae ‘nın gelişme eşiği ise 12.27 0C olarak bulunmuştur.
Fasulye tarlasında T.urticae’nın predatörü olarak Theriodiplosis persicae Kieffer (Dip: Cecidonyiidae), Stethorus gikvifrons (Mulsant) (Col:Coccinellidae), Oligota flavicornis Boisd et Lacord (Col.:Staphylinidae), Orius minutus (L.) (Hem.:Anthocoridae), Orinus niger (Wolff.), Deraeocoris pallens (Rt.) (Hem.:Miridae), Nabis pseudoferus Rem. (Hem.:Nabidae), Chrysopsa carnea Stephens. (Neur.: Chrysopidae), Scolothirips longicornis Priesner (Thysanoptera: Thripidae) türleri saptanmıştır. Bu türlerden O. flavicornis ve T. persicae Türkiye için yeni kayıttır. T. persicae, O. flavicornis, S. gilvifrons ve S. longicornis’in spesifik akar predatörü oldukları diğerlerinin ise polifag özellik gösterdikleri belirlenmiştir. Fasulye çeşitlerinin T. Urticae’ nın gelişmesi ve yumurta verimi üzerindeki etkilerini araştırmak amacı ile Narman, Selanik, Great Northern 1-59, Horoz 855/1-5, Barbunya, Dermason, SelanikG3/b ve Şeker çeşitleri ile yapılan denemeler sonucunda Horoz 855/1-5 çeşidi dayanıklı ve halen Erzincan’da yaygın olarak ekimi yapılan Selanik ve Dermason çeşitleri ise duyarlı olarak bulunmuştur.
T. Urticae’ ye karşı 1982 yılında Rogor 100 cc/da, Metasystox 100 cc/da, Nuvacron 200 cc/da, Kelthane 200 cc/da, Akar 338 100 cc/da, Acricid 100 cc/da dozlarında adi tazyikli sırt pülverizatörü kullanılarak denenmiştir. Sistemik etkili akarisit-insektisit olan Rogor, Metasystox, Nuvacron ilaçlarının her üçü ve kontakt etkili akarisit olan Acricid ilacı yeterli etki göstermişlerdir. Fakat kontakt etkili akarisitlerden Kelthane ve Akar 338 ilaçlarında etki düşüklüğü görülmüştür.
1983 yılında ise zirai mücadele aletlerinin kimyasal mücadeledeki etkinliklerini araştırmak amacı ile “ Atomizör “ ve “ Pülverizatör “ ün Rogor ve Kelthane ilaçları ile kombinasyonları denenmiştir. Sonuçta Kelthane ilacının pülverizatör ile kombinasyonu mücadelede etkisiz bulunmuştur. Diğer kombinasyonlar ise yeterli etki sağlamıştır.
Kimyasal mücadelede doğal dengenin korunması amacı ile kontakt etkili akarisitlerin atomizerlerle kullanılmasının yeterli etkiyi sağladığı kanısına varılmıştır.