Erzincanda Yoğun Olarak Yetiştirilen Elma Çeşitlerinde Görülen Alternaria Meyve
Çürüklüğü Hastalığı (Alternaria Alternata) Etmeninin Etiolojisi Ve
Mücadelesi Üzerine Araştırmalar (2004)
Ahmet
Yasin GÖKÇE
Selahattin ALBAYRAK
Erzincanda yoğun olarak
elma yetiştiriciliğinin yapıldığı Üzümlü ilçesi,
Yalnızbağ, Bayırbağ ve Bahçeliköy beldeleri ile Çatalarmut köyünde,
hasat öncesi meydana gelen ve
meyve üzerindeki lekelenmelere neden olan etmenin,
Alternaria alternata olduğu bu
çalışma ile tespit edilmiştir.
2001 yılında çiçeklenme döneminin
tamamlanmasından sonra başlamak üzere, meyve hasadına kadar geçen sürede 30
günde bir simptom gösteren sürgün, yaprak ve meyvelerden izolasyonlar
yapılmıştır. 2002 yılında etmenin tanısı Microbial Identification System (MIS)
ile Atatürk Ünv.Bitki Koruma Bölümünde yaptırılmıştır. Tesadüf parselleri
deneme desenine göre her parselde 3 ağaç olmak üzere 1 ağaç bir tekerrür olarak
kabul edilmiş ve araştırma denemesi kurulmuştur. Her bir ağaçtan tesadüfen
alınan 50 meyve üzerinden, hasta-sağlam olarak sayımlar yapılmış ve sonuçlara
Duncan testi uygulanmıştır. Bu fungusun
mücadelesinde benomyl%50, carbandazim%50, mancozeb%80 ile propineb%70 etki
maddeli 4 tane fungusit ve antibakteriyel etkisi olan
Burkholdria cepacia
(BA-7) ile antimikrobial ve hiperparazitik etkileri olan
Basillus substilis ( BA-140) ve
Bacillus macerans (BA-142) olan
3 tane fitopatojen bakteri
kullanılmıştır.
Zirai mücadele standart ilaç deneme metotlarına göre değerlendirmeler
yapılmıştır. 2003 ve 2004 yıllarında bu
çalışma ile potansiyel biyokontrol ajanlarının etkinliği in-vitro ve in-vivo
testlerinde A. alternata ya karşı
belirlenmiş ve antagonistlerden
Bacillus substilis ile
Bacillus
macerans başarılı bulunmuştur. Kimyasallardan ise in-vitroda
mancozeb%80 ve propineb%70 in her iki dozu etkili olsa da, in-vivo şartlarda
%67,4 - %86,7 lik bir başarı gösterdiğinden
Benomyl %50 nin 50g/100L lik dozu tavsiye edilmektedir. In-vitro denemelerinde
golden elma çeşidi Starking elma çeşidine göre daha hassas bulunmuştur. Bu
hastalığa karşı kimyasal ve biyolojik mücadele çalışmaları in-vivo da yapılan
ilk çalışmadır.